Atatürk'ün Türkçeleştirdiği 35 Matematik Terimi: Üçgen, Açı, Teğetin Hikayesi
- Mustafa Kemal Atatürk, 1936-1937 kışında Dolmabahçe Sarayı'nda bizzat çalışarak Geometri kitabını kaleme aldı.
- Osmanlı medreselerindeki müselles, zaviye, kaide gibi ağdalı terimler yerine üçgen, açı, taban gibi Türkçe köklü kelimeler türetti.
- 13 Kasım 1937'de Sivas Lisesi'nde tahtaya tebeşirle üçgen çizerek öğrencilere yeni Türkçe kavramlarla geometri dersi verdi.
- Türetilen terimler rastgele değil; eylemin özünü yakalayan ve -gen, -ey, -ıt gibi Türkçe eklerle türetilen morfolojik bir devrimdir.
- Eser, yazarı belirtilmeksizin öğretmen ve öğrencilere kılavuz olması amacıyla doğrudan Türk maarifine hediye edildi.
Dolmabahçe Sarayı'nda uykusuz gecelerde bizzat kaleme alınan 1937 Geometri kitabı, Sivas Lisesi tahtasındaki unutulmaz tebeşir dersi ve Türk milletinin zihnini Arapça ağdalı ıstılahlardan kurtaran bilimsel aydınlanma hamlesi.
Mustafa Kemal Atatürk yalnızca dahi bir askeri kumandan ve cumhuriyetin kurucusu bir devlet adamı değil; aynı zamanda Türk milletinin zihinsel prangalarını kırarak onu akıl ve bilimin evrensel aydınlığına kavuşturan büyük bir dil ve bilim devrimcisidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yüzyılında medreselerde ve rüştiyelerde okutulan matematik dersleri, Arapça ve Farsça kökenli ağdalı ıstılahların anlaşılmazlığı yüzünden öğrenciler için birer işkenceye ve anlamsız bir ezber yığınına dönüşmüştü. Bir Türk çocuğunun "müselles-i mütesâviyü'l-adlâ" veya "zâviyetân-ı mütekābile" gibi tekerlemeleri andıran kalıpları ezberlemeden bir şeklin alanını veya açısını kavraması fiilen imkansızdı.
Harf İnkılabı ile okuryazarlık seferberliğini başlatan, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu ile milli hafızayı ayağa kaldıran Atatürk; 1936 yılının son aylarında Dolmabahçe Sarayı'na çekilerek geceler boyu bizzat kendi el yazısıyla Geometri adlı bir başucu eseri kaleme almıştır. Bugün ilkokuldan üniversite amfilerine kadar her Türk yurttaşının kullandığı üçgen, açı, teğet, taban, boyut, çap, yarıçap, uzay, düşey, yatay, yay, kiriş, artı ve eksi sözcüklerinin mimarı bizzat Atatürk'tür. Bu kapsamlı araştırmada; Geometri kitabının yazılış serüvenini, Sivas Lisesi'nde yaşanan tarihi tebeşir dersini, Atatürk'ün türettiği 35 temel matematik teriminin etimolojik tablosunu ve dil devriminin bilimsel zeminini eksiksiz inceliyoruz.
Dolmabahçe Sarayı ve Geometri Kitabının Doğuşu
Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim alanında 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve 1353 Sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile devrim niteliğinde adımlar atılmıştı. Ancak ders kitaplarındaki bilimsel kavramlar hala eski Osmanlı Türkçesinin anlaşılması güç sözcükleriyle doluydu. Matematik dersi, genç nesillere mantık ve analitik düşünme becerisi kazandırmak yerine, anlamı unutulmuş Arapça kuralları ezberletmeye çalışıyordu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1936 yılının sonbaharında Dolmabahçe Sarayı'nda Fransız matematikçi ve pedagogların kitaplarını incelemeye başladı. Fransızca geometri kitaplarındaki triangle, angle, tangente gibi açık ve yalın terimleri Türk dilinin öz kökleriyle karşılaştırdı. 'Üç' sayısından üçgen, 'açmak' fiilinden açı, 'değmek' fiilinden teğet, 'kesmek' fiilinden kesen, 'boy' kökünden boyut sözcüklerini türetti. 44 sayfalık bu küçük geometri kitabı, 1937 yılı başında Kültür Bakanlığı (Millî Eğitim Bakanlığı) tarafından imzasız olarak basıldı. Atatürk, eseri kendi adıyla yayımlatmayarak "geometri öğretenlere ve bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olmak üzere" Türk millî eğitimine hediye etti.
Sivas Lisesi ve Tarihi Tebeşir Dersi
Atatürk'ün türettiği terimlerin sınıflarda nasıl bir devrim yarattığına dair en canlı tanıklık, 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas Lisesi'nde yaşandı. Millî Mücadele'nin en kritik dönemeçlerinden olan 1919 Sivas Kongresi'nin toplandığı tarihi binayı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Atatürk, 9-A sınıfının hendese (geometri) dersine girdi.
Tahtada hendese muallimi Ömer Bey, bir kız öğrenciyi kaldırmış ve ters açıları anlatmasını istiyordu. Öğrenci tahtaya çizilen şekle bakarak "zâviyetân-ı mütekābile" ve "hatt-ı müvâzî" gibi kavramları söylemekte zorlanıyor, dili dönmüyor ve mahcup bir şekilde susuyordu. Durumu dikkatle izleyen Atatürk, ayağa kalkarak tahtaya doğru yürüdü ve şu tarihi sözleri söyledi:
"Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle çocuklara ders öğretilemez! Bu terimler Türk çocuklarının zihnini açmak yerine köreltir. Tebeşiri veriniz!"
Atatürk tebeşiri alarak tahtaya bir üçgen çizdi. Açılara a, b, c harflerini koyarak iki paralel doğrunun kestiği ters açıları gösterdi. "Çocuklar, buna müselles değil üçgen diyeceğiz. Açılan iki çizginin arasındaki mesafeye de zaviye değil, açı diyeceğiz" diyerek konuyu baştan sona duru ve pürüzsüz Türkçesiyle anlattı. Dakikalar önce bocalamakta olan kız öğrenci tahtaya yeniden kalkarak teoremi baştan sona kusursuz biçimde ispatladı. Bu an, Türk eğitim tarihinin en parlak anlarından biri olarak hafızalara kazındı.
Türkçeleştirilen Terimler Karşılaştırma Matrisi
Aşağıdaki sözlük tablosu; Atatürk'ün 1937 Geometri kitabında türettiği 35 temel matematik ve geometri teriminin eski Osmanlıca/Arapça karşılıklarını, Türkçe köklerini ve güncel bilimsel anlamlarını sunmaktadır:
| # | Eski Terim (Osmanlıca/Arapça) | Atatürk'ün Türettiği Terim | Türkçe Köken & Morfoloji | Geometrik Anlamı |
|---|---|---|---|---|
| 01 | Müselles | Üçgen | "Üç" kökü + "-gen" çokgen eki | Üç kenarı ve üç açısı olan kapalı düzlem |
| 02 | Zâviye | Açı | "Açmak" fiili + "-ı" fiilden isim | Aynı noktadan çıkan iki ışının arasındaki açıklık |
| 03 | Kāim zâviye | Dik açı | "Dik" duran açı | Ölçüsü tam 90 derece olan açı |
| 04 | Hâdd zâviye | Dar açı | "Dar" kökü | Ölçüsü 0 ile 90 derece arasında olan açı |
| 05 | Münferic zâviye | Geniş açı | "Geniş" kökü | Ölçüsü 90 ile 180 derece arasında olan açı |
| 06 | Mümâs | Teğet | "Değmek" fiili + "-et" eki | Bir eğriye veya çembere tek bir noktada değen doğru |
| 07 | Kātı' | Kesen | "Kesmek" fiili sıfat-fiil | Bir eğriyi veya çemberi iki farklı noktada kesen doğru |
| 08 | Kutur | Çap | "Çap" kök kelimesi | Çemberin merkezinden geçen ve iki noktayı birleştiren doğru |
| 09 | Nısf-ı kutur | Yarıçap | "Yarı" + "çap" birleşimi | Merkezden çember üzerindeki herhangi bir noktaya uzanan doğru |
| 10 | Kavis | Yay | Ok-yay silahından esinlenilmiş öz Türkçe | Çember çizgisi üzerindeki iki nokta arasında kalan eğri parça |
| 11 | Veter | Kiriş | Yayı geren ip/kiriş metaforu | Çemberin iki noktasını birleştiren doğru parçası |
| 12 | Kaide | Taban | "Taban" öz Türkçe | Geometrik şeklin üzerine oturduğu alt kenar veya yüzey |
| 13 | İrtifâ | Yükseklik | "Yüksek" kökü + "-lik" eki | Tepeden tabana indirilen dikme doğrunun uzunluğu |
| 14 | Şâkūlî | Düşey | "Düşmek" fiili + "-ey" eki | Yer çekimi doğrultusunda dik inen hat |
| 15 | Ufkî | Yatay | "Yatmak" fiili + "-ay" eki | Durgun su yüzeyine paralel uzanan düzlem veya çizgi |
| 16 | Bu'ud | Boyut | "Boy" kökü + "-ut" eki | Uzunluk, genişlik ve derinlik ölçülerinin her biri |
| 17 | Mekân | Uzay | "Uzamak" fiili + "-ay" eki | Bütün varlıkların içinde yer aldığı sonsuz üç boyutlu boşluk |
| 18 | Satıh | Yüzey | "Yüz" kökü + "-ey" eki | Bir cismi uzaydan ayıran iki boyutlu sınır alan |
| 19 | Murabba' | Kare | Fransızca "carré" sözcüğünün ses uyumu | Dört kenarı ve dört açısı birbirine eşit dörtgen |
| 20 | Müstatîl | Dikdörtgen | "Dik" + "dörtgen" bileşimi | Karşılıklı kenarları eşit ve tüm açıları 90 derece olan dörtgen |
| 21 | Müşâbehet | Benzerlik | "Beniz/Benzeş" kökü | Açıları eşit ve kenarları orantılı geometrik şekiller bağıntısı |
| 22 | Tenâsüb | Orantı | "Oran" kökü + "-tı" eki | İki veya daha fazla oranın birbirine eşitliği |
| 23 | Hatt-ı fâsıl | Arakesit | "Ara" + "kesit" birleşimi | İki düzlemin veya cismin kesiştiği ortak hat |
| 24 | Nısf-ı dâire | Yarım daire | "Yarım" + "daire" | Çap doğrusunun ikiye böldüğü daire parçası |
| 25 | Kıta-i dâire | Daire kesmesi | "Kesmek" fiili kökü | Bir kiriş ve bir yayın sınırladığı kapalı alan |
| 26 | Kıta-i küre | Küre parçası | "Parça" ismi | Bir düzlemin küreyi kesmesiyle ayrılan parça |
| 27 | Zâviye-i dâhile | İç açı | "İç" + "açı" | Çokgenin iç bölgesinde iki kenarın oluşturduğu açı |
| 28 | Zâviye-i hâriciye | Dış açı | "Dış" + "açı" | Bir iç açının komşu ve bütünler uzantısı açısı |
| 29 | Hatt-ı meyyâl | Eğik doğru | "Eğmek" fiili + "-ik" | Düzleme dik olmayan, açılı uzanan doğru |
| 30 | Takātı' noktası | Kesişme noktası | "Kes-iş-mek" kökü | İki doğrunun veya eğrinin birbiriyle buluştuğu ortak nokta |
| 31 | Munassıf | Açıortay | "Açı" + "orta" bileşimi | Bir açıyı iki eşit parçaya bölen doğru veya ışın |
| 32 | Zâid | Artı | "Artmak" fiili kökü (+) | Toplama işlemi ve pozitif değer işareti |
| 33 | Nâkıs | Eksi | "Eksilmek" fiili kökü (-) | Çıkarma işlemi ve negatif değer işareti |
| 34 | Mebde | Başlangıç / Orijin | Başlama noktası (0,0) | Koordinat eksenlerinin kesiştiği sıfır noktası |
| 35 | Müntehâ | Bitiş | Sonlanma noktası | Doğru parçasının sona erdiği sınır nokta |
Dil Devriminin Felsefesi ve Morfoloji
Atatürk'ün terim türetme metodolojisi incelendiğinde, rastgele sözcük uydurma yerine son derece disiplinli ve bilimsel bir dilbilgisi (morfoloji) süzgeci kullandığı görülür:
- Eylemin Özünü Yakalama: Örneğin Fransızca tangente kelimesi 'dokunmak' fiilinden türemiştir. Atatürk bunu Türkçenin öz kökü olan 'değmek' fiilinden değet → teğet biçiminde kurmuştur.
- Çokgen Ekini Standartlaştırma: Çok kenarlı şekiller için Moğolca ve Eski Türkçe bağdaşıkları bulunan -gen ekini sistemleştirmiştir (üçgen, dörtgen, beşgen, altıgen, çokgen).
- Somut Görsel İpuçları: Kavis yerine Türkün milli silahı olan okun yayını yay; oku fırlatan kirişi ise çemberin iki ucunu birleştiren doğruya kiriş yaparak soyut matematiği somutlaştırmıştır.
Atatürk'ün kültür ve eğitim devrimleri hakkında daha derin okuma yapmak için sitemizdeki Harf İnkılabı İncelemesi, Cumhuriyet Devrimleri Kataloğu ve Kemalist Kavramlar Sözlüğü sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.
Atatürk'ün Bilim ve Dil Üzerine Direktifleri
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkabilmesinin tek yolunun kendi diliyle bilim yapmaktan geçtiğini defaatle vurgulamıştır:
"Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." (1930)
"Dünyada her şey için; medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir." (22 Eylül 1924, Samsun Öğretmenler Birliği)
Atatürk Geometri kitabını hangi tarihte ve nerede yazmıştır?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Geometri kitabını 1936 yılının sonbaharı ile 1937 yılının ilk ayları arasında Dolmabahçe Sarayı'nda bizzat kendi el yazısıyla kaleme almıştır. Kitap, 1937 yılında Millî Eğitim Bakanlığı (Kültür Bakanlığı) Devlet Basımevi tarafından yazar adı belirtilmeden yayımlanmış ve liselerde geometri ders kitabı olarak okutulmuştur.
Atatürk neden geometri ve matematik terimlerini Türkçeleştirme ihtiyacı duymuştur?
Osmanlı eğitim sisteminde kullanılan Arapça ve Farsça kökenli ağdalı matematik ıstılahları (müselles, zaviye, kaide-i müsellese, muhit-i daire vb.), Türk gençlerinin pozitif bilimleri kavramasını imkansız hale getiriyor ve dersleri kuru bir ezbere dönüştürüyordu. Atatürk, bağımsız bir ulusun bilimi kendi ana diliyle üretmesi ve genç dimağların analitik düşünmesi amacıyla bu terimleri Türkçeleştirmiştir.
Atatürk'ün Sivas Lisesi'nde bizzat geometri dersi verdiği olay ne zaman gerçekleşti?
Atatürk, 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas Lisesi'ni (tarihi Sivas Kongresi binası) ziyaret ettiğinde 9-A sınıfının geometri dersine girmiştir. Genç kız öğrencinin tahtada 'zaviyetân-ı mütekābile' terimini anlatırken bocalaması üzerine tebeşiri eline alarak 'Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle ders öğretilemez; buna müselles değil üçgen, zaviyeye açı diyeceğiz' diyerek dersi bizzat anlatmıştır.
Bugün kullandığımız hangi temel matematik terimleri Atatürk'ün türettiği kelimelerdir?
Günlük matematik derslerinde kullanılan açı, üçgen, dörtgen, kare, dikdörtgen, teğet, kesen, çap, yarıçap, yay, kiriş, taban, düşey, yatay, uzay, boyut, artı, eksi, bölen, bölü ve yüzey gibi 40'a yakın temel bilimsel terim doğrudan Mustafa Kemal Atatürk tarafından türetilerek Türkçemize kazandırılmıştır.
Atatürk'ün Geometri kitabı orijinal nüshası nerede korunmaktadır?
Mustafa Kemal Atatürk'ün kendi el yazısı müsveddeleri ve 1937 yılı ilk baskı Geometri kitabı, Anıtkabir Atatürk Kitaplığı ve Türk Dil Kurumu (TDK) kütüphane arşivlerinde nadir eserler koleksiyonunda muhafaza edilmektedir.
Kaynakça ve Resmi Belgeler
- Atatürk, M. K. (1937). Geometri. Kültür Bakanlığı Devlet Basımevi, İstanbul.
- Türk Dil Kurumu. (1938). Hendese Terimleri Kılavuzu. TDK Yayınları, Ankara.
- İnan, Afet. (1959). Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
- Aydemir, Şevket Süreyya. (1966). Tek Adam: Mustafa Kemal (1922-1938), Cilt 3. Remzi Kitabevi.
- TBMM Zabıt Ceridesi. 1353 Sayılı Türk Harflerinin Kabulü ve 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu zabıtları.
