Nutuk & HitabeKöken: Arapça (İstila kökünden)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Müstevli
Günümüz Karşılığı: İşgalci / İstilacı Güçİstila eden, bir memleketi zorla, haksızlıkla ve askeri güçle ele geçiren işgalci yabancı devlet veya güç.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler" uyarısında yer alır.
Nutuk & HitabeKöken: Farsça (Bed: Kötü + Hah: İsteyen)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Bedhah
Günümüz Karşılığı: Kötü Niyetli / Düşman ÇevreBaşkası için kötülük dileyen, düşmanlık besleyen, haset ve husumet güden çevre veya odaklar.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır" uyarısında geçer.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Fakr: Yoksulluk + Zaruret: Mecburiyet)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Fakruzaruret
Günümüz Karşılığı: Aşırı Yoksulluk ve Çaresizlikİleri derecede yoksulluk, çaresizlik, sefalet ve maddi imkânsızlıklar içinde tükenmiş olma hali.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir" cümlesinde Türk milletinin en zor anı tasvir edilir.
Nutuk & HitabeKöken: Farsça olumsuzluk eki (Nâ-) + Arapça (Müsait)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Namüsait
Günümüz Karşılığı: Elverişsiz / Uygunsuz KoşullarUygun olmayan, elverişsiz, amaca ve başarıya ulaşmayı zorlaştıran olumsuz şartlar bütünü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "Bu imkân ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir" ikazında kullanılır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Şart kelimesinin çoğulu)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Şerait
Günümüz Karşılığı: Koşullar / ŞartlarŞartlar, koşullar, bir olayın veya durumun içinde cereyan ettiği maddi ve manevi ortam.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen..." ifadesiyle en olumsuz durumda dahi mücadele azmi emredilir.
Nutuk & HitabeKöken: ArapçaBelge: Gençliğe Hitabe (1927)
Gaflet
Günümüz Karşılığı: Aymazlık / DalgınlıkÇevresinde olup biten büyük tehlikelerin, hıyanetlerin farkında olmama, aymazlık, uyuşukluk ve basiretsizlik durumu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler" uyarısında yer alır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Dall kökünden)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Dalalet
Günümüz Karşılığı: Sapkınlık / Doğru Yoldan SapmaDoğru yoldan, hakikatten, adaletten ve millet menfaatinden sapma; sapkınlık, yanlış istikamete yönelme.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de yöneticilerin millet çıkarlarına aykırı hareket etme ihtimaline karşı kullanılmıştır.
Nutuk & HitabeKöken: ArapçaBelge: Gençliğe Hitabe & 2 Sayılı Kanun
Hıyanet
Günümüz Karşılığı: Vatana İhanet / HainlikVatanına, milletine, devletine ve mukaddes emanetine kasıtlı olarak ihanet etme, hainlik yapma suçu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda en ağır suç olarak tanımlanmıştır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Cebir kökünden)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Cebren
Günümüz Karşılığı: Zorla / Baskı ve KuvvetleZorla, baskıyla, cebir ve askeri kuvvet kullanarak, rıza hilafına yapılan müdahale.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş..." cümlesinde işgalin yöntemi açıklanır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (İrşad kökünden)Belge: Samsun Söylevi (1924)
Mürşit
Günümüz Karşılığı: Yol Gösterici / RehberDoğru yolu gösteren kılavuz, rehber, irfan ve akıl ışığıyla yol aydınlatan önder.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir" vecizesinde dogmaların yerine akıl ve fennin rehberliği koyulmuştur.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Zuhur kökünden)Belge: Nutuk & Hitabe
Tezahür
Günümüz Karşılığı: Belirme / Ortaya ÇıkışBelirme, ortaya çıkma, görünme, somut olarak kendini gösterme.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'ta ve Gençliğe Hitabe'de "şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir" biçiminde kullanılır.
Nutuk & HitabeKöken: ArapçaBelge: 10. Yıl Nutku (1933)
Âti
Günümüz Karşılığı: Gelecek / İstikbalGelecek zaman, istikbal, yarınlar.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır" şeklinde geçer.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Temadi kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Mütemadiyen
Günümüz Karşılığı: Sürekli / DurmaksızınAralıksız, durmaksızın, sürekli ve kesintisiz olarak.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda Türk milletinin medeniyet yolunda durmaksızın yürümesi gerektiği vurgulanırken kullanılır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Keşf kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
İnkişaf
Günümüz Karşılığı: Gelişme / İlerlemeGelişme, açılıp serpilme, olgunlaşma, yeteneklerini ortaya koyarak büyüme.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda milli dehanın inkişafı bağlamında yer alır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Tevfik kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Muvaffakiyet
Günümüz Karşılığı: Başarı / ÜstünlükBaşarı, hedefe ulaşma, zorlukları yenerek zafer ve netice elde etme.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda "Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı... bunda muvaffak olacağız" cümlesinde geçer.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Fıtrat kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Fıtrî
Günümüz Karşılığı: Doğuştan Gelen / ÖzselDoğuştan gelen, yaradılış icabı olan, tabiatında ve karakterinde var olan özsel nitelik.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda "Türk milletinin fıtri zekası ve kabiliyeti..." ifadesinde milletin yüksek karakteri tanımlanır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Asr kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Muasır
Günümüz Karşılığı: Çağdaş / AsrîAynı çağda yaşayan, çağdaş, asrın gereklerine ve medeniyet seviyesine uygun olan.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: "Türk milletini muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız" milli hedefinde temel hedeftir.
Nutuk & HitabeKöken: ArapçaBelge: 10. Yıl Nutku (1933)
Terakki
Günümüz Karşılığı: İlerleme / Yükselmeİlerleme, yükselme, maddi ve manevi sahada medeni olarak ileri adımlar atma.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda "Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda..." cümlesinde geçer.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Fehm: Anlamak kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Mefhum
Günümüz Karşılığı: Kavram / AnlayışKavram, zihinde beliren soyut ya da somut fikir, anlayış.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 10. Yıl Nutku'nda "asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir" cümlesinde çağın hızına ayak uydurma zorunluluğu anlatılır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Huzur/Hazır kökünden)Belge: Nutuk, Cilt II
İstihzar
Günümüz Karşılığı: Ön Hazırlık / TedarikHazırlık yapma, önceden tedbir alma, bir iş veya mücadele için gerekli şartları hazırlama.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'ta ordunun ve milletin taarruza hazırlanması sürecinde sıkça kullanılır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Mütareke) + Farsça (Nâme: Mektup/Belge)Belge: Nutuk, Cilt I
Mütarekename
Günümüz Karşılığı: Ateşkes Anlaşması / BelgesiSavaş halindeki iki tarafın silahları geçici olarak susturduğu resmi ateşkes belgesi ve protokolü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'un başlangıcında Mondros Mütarekesi'nin (30 Ekim 1918) vatanı parçalayan hükümleri tahlil edilir.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Hal kelimesinin çoğulu)Belge: Gençliğe Hitabe (1927)
Ahval
Günümüz Karşılığı: Durumlar / HallerHaller, durumlar, bir vakanın veya toplumun içinde bulunduğu genel vaziyet.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Gençliğe Hitabe'de "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." ifadesinde geçer.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Misak: Sözleşme/Ant + Milli)Belge: Mebusan Meclisi Kararı (1920)
Mîsâk-ı Millî
Günümüz Karşılığı: Milli Bağımsızlık ve Sınır AndıMilli Yemin. Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde (28 Ocak 1920) kabul edilen, Türkiye'nin parçalanamaz milli sınırlarını ve kapitülasyonsuz tam bağımsızlığını ilan eden kurucu manifesto.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan Barış Konferansı ve Kurtuluş Savaşı'nın temel kırmızı çizgisidir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Kuvvet kelimesinin çoğulu)Belge: Nutuk, Cilt I
Kuvâ-yi Milliye
Günümüz Karşılığı: Milli Direniş TeşkilatıMilli Kuvvetler. Mondros sonrası ordusu dağıtılan Türk milletinin işgalci güçlere ve ayrılıkçı çetelere karşı bölgesel olarak kurduğu sivil ve milis direniş birlikleri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Düzenli ordu teşkil edilene kadar düşmanı yıpratmış ve Meclis'in kurulmasına zaman kazandırmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Heyet + Temsil)Belge: Sivas Kongresi Kararları (1919)
Heyet-i Temsiliye
Günümüz Karşılığı: Milli Mücadele Temsilciler KuruluTemsil Kurulu. Erzurum Kongresi'nde doğup Sivas Kongresi'nde tüm vatanı temsil yetkisi kazanan, 23 Nisan 1920'de TBMM açılana kadar Milli Mücadele'yi fiilen idare eden milli hükümet organı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Başkanlığını Gazi Mustafa Kemal Paşa yürütmüştür.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Hüküm kökünden)Belge: 1921 Teşkilat-ı Esasiye Md. 1
Hâkimiyet-i Milliye
Günümüz Karşılığı: Millet Egemenliği / Ulusal EgemenlikMilli Egemenlik. Yönetme ve yasa koyma erkinin hiçbir şahsa, hanedana veya sınıfa ait olmayıp doğrudan doğruya millete ait olması kurucu ilkesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1921 ve 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunlarının 1. maddesidir; Cumhuriyet rejiminin temelidir.
Siyasal & KurumsalKöken: ArapçaBelge: Sivas Kongresi Tutanakları
Müdafaa-i Hukuk
Günümüz Karşılığı: Milli Hakları Savunma CemiyetiHakların Savunulması. İşgallere ve azınlık iddialarına karşı Türk milletinin meşru, tarihi ve hukuki haklarını korumak amacıyla kurulan cemiyetlerin ortak adı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Sivas Kongresi'nde "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adıyla tek yumruk haline getirilmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Bâb: Kapı + Âlî: Yüce)Belge: 308 Sayılı TBMM Kararı (1922)
Bâb-ı Âlî
Günümüz Karşılığı: Osmanlı Hükümet Merkezi / SadrazamlıkYüce Kapı. Osmanlı Devleti'nde sadrazamlık (başbakanlık) makamını ve imparatorluk hükümet merkezini temsil eden tarihi kavram.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla Bâb-ı Âlî hükümetinin hukuki varlığı tamamen sona ermiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: ArapçaBelge: 1921 Anayasası Hükümet Maddeleri
İcra Vekilleri Heyeti
Günümüz Karşılığı: Bakanlar Kurulu / HükümetHükümet / Bakanlar Kurulu. TBMM bünyesinde bakanlık görevini yürüten ve Meclis tarafından tek tek seçilen yürütme organı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyetin ilanına kadar (29 Ekim 1923) Meclis Hükümeti Sistemi ile çalışmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Mebus: Gönderilen/Vekil)Belge: Nutuk, Cilt I
Meclis-i Mebusan
Günümüz Karşılığı: Osmanlı Milletvekilleri MeclisiOsmanlı İmparatorluğu'nda halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan parlamento meclisi. 16 Mart 1920'de İngilizlerce basılarak lağvedilmiştir.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Kapatılması üzerine Atatürk Ankara'da kurucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni toplamıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Şura: Danışma Meclisi)Belge: 669 Sayılı Danıştay Kanunu
Şûrâ-yı Devlet
Günümüz Karşılığı: DanıştayOsmanlı'dan Cumhuriyet'e devreden, idari yargı uyuşmazlıklarını ve kamu davalarını karara bağlayan yüksek mahkeme ve danışma organı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet döneminde 1927'de laik ve çağdaş yargı kurumu Danıştay olarak yeniden teşkilatlanmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (İnzibat: Düzen kökünden)Belge: Nutuk, Cilt I
Kuvâ-yi İnzibatiye
Günümüz Karşılığı: Hilafet / Saray OrdusuHilafet Ordusu. İstanbul Hükümeti ve Damat Ferit Paşa tarafından İngilizlerin desteğiyle Kuvâ-yi Milliye'yi boğmak için kurulan hain askeri teşkilat.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Geyve ve Adapazarı civarında milli kuvvetler tarafından tamamen imha edilmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Teşkilat + Esas)Belge: 1921 ve 1924 Anayasaları
Teşkilât-ı Esâsîye
Günümüz Karşılığı: Anayasa / Temel Kurucu YasaTemel Devlet Teşkilatı Kanunu. 20 Ocak 1921 tarihli 85 sayılı Kanun ve ardından 20 Nisan 1924 tarihli 491 sayılı Cumhuriyet Anayasası.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Milli iradeyi, kuvvetler birliğini ve ardından laik cumhuriyet ilkelerini anayasal güvenceye bağlamıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Tevhid: Birleme + Tedrisat: Dersler/Eğitim)Belge: 430 Sayılı Kanun (3 Mart 1924)
Tevhid-i Tedrisat
Günümüz Karşılığı: Öğretim Birliği KanunuÖğretim Birliği Kanunu. 3 Mart 1924 tarihli 430 sayılı Kanun. Ülkedeki tüm medreseleri kapatıp eğitim kurumlarını Maarif Vekaleti'ne bağlayan laik devrim kanunu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Medrese-mektep ikiliğine son vererek aklın, bilimin ve milli kültürün egemen olduğu tek eğitim sistemini kurmuştur.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Şeriat ve Vakıflar)Belge: 429 Sayılı Kanun (3 Mart 1924)
Şer’iye ve Evkaf Vekaleti
Günümüz Karşılığı: Şeriat ve Vakıf Bakanlığı (Lağvedildi)Osmanlı'daki Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı. 3 Mart 1924 tarihli 429 sayılı Kanun ile kaldırılarak Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Dinin siyasi iktidar aracı olarak kullanılmasını önleyen laikleşmenin en kritik kanunudur.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Hükümler Kitabı)Belge: 743 Sayılı Medeni Kanun (1926)
Mecelle (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye)
Günümüz Karşılığı: Osmanlı Dini Medeni Kanunu (Kaldırıldı)Osmanlı döneminde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında fıkıh kurallarına dayanılarak hazırlanan dini medeni kanun. Kadın haklarını ve çağdaş ticareti karşılayamamıştır.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 17 Şubat 1926'da kabul edilen 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Temel Kanun)Belge: 1876 Kânûn-ı Esâsî
Kânûn-ı Esâsî
Günümüz Karşılığı: 1876 Osmanlı AnayasasıOsmanlı İmparatorluğu'nun 1876 tarihli ilk ve tek meşrutiyet anayasası. Padişaha Meclis'i kapatma ve sürgün yetkisi veren teokratik-monarşik metin.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile fiilen, 1924 Anayasası ile tamamen ilga edilmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: ArapçaBelge: 552 Sayılı Kanun (1925)
İltizam Usulü
Günümüz Karşılığı: Vergi Toplama İhalesi Sistemi (Kaldırıldı)Osmanlı vergi toplama hakkının mültezim adı verilen şahıslara ihale ile satılması feodal sistemi. Köylüyü soyan adaletsiz vergi düzeni.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 17 Şubat 1925'te Aşar vergisinin 552 sayılı Kanun ile kaldırılmasıyla tarihe karışmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Mukabele kökünden)Belge: Lozan Barış Antlaşması (1923)
Mütekabiliyet Esası
Günümüz Karşılığı: Karşılıklılık İlkesi (Diplomasi)Devletlerarası ilişkilerde karşılıklılık ilkesi. Bir devletin diğerine gösterdiği muamele ve tanıdığı hakkın aynısını talep etmesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye'nin yabancı devletlerle eşit haklara sahip olduğunu tescilleyen temel kuraldır.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: Arapça (Teklif/Yükümlülük çoğulu)Belge: Başkomutanlık Emirleri (Ağustos 1921)
Tekâlif-i Milliye Emirleri
Günümüz Karşılığı: Milli Seferberlik ve Donatım EmirleriMilli Yükümlülükler. Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından 7-8 Ağustos 1921'de çıkarılan 10 maddelik topyekun seferberlik kararları.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Milletin çorabından at arabasına kadar her şeyini ordusuyla paylaşıp Sakarya zaferini kazandıran fedakarlık anıtıdır.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: Arapça (Hat: Çizgi + Müdafaa: Savunma)Belge: Sakarya Muharebesi Emirleri (1921)
Hatt-ı Müdafaa
Günümüz Karşılığı: Çizgi Savunması / Hat SavunmasıÇizgisel savunma taktiği. Askeri cephe hattının bir noktasından kırılması halinde tüm cephenin geriye çekilmesini öngören klasik savunma doktrini.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Sakarya'da Atatürk tarafından reddedilmiş, yerine "Sath-ı Müdafaa" konulmuştur.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: Arapça (Satıh: Yüzey/Alan + Müdafaa: Savunma)Belge: Nutuk, Cilt II
Sath-ı Müdafaa
Günümüz Karşılığı: Topyekûn Alan / Yurt SavunmasıAlan ve yüzey savunması doktrini. Cephenin tek bir hattına bağlı kalmaksızın vatanın her karış toprağını ayrı bir savunma kalesi kabul eden modern askeri strateji.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!" emriyle dünya harp tarihine geçmiştir.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: ArapçaBelge: Genelkurmay Askeri Tarih Arşivi
Gayrinizamî Harp
Günümüz Karşılığı: Gerilla Savaşı / Milis DirenişiDüzenli ordu kurallarına uymayan, gerilla taktikleri, çete baskınları, pusular ve vur-kaç yöntemleriyle yürütülen halk direniş savaşı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1919-1920 yıllarında Kuvâ-yi Milliye birliklerinin işgalcilere karşı uyguladığı harp yöntemidir.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: Arapça (Rücu kökünden)Belge: Nutuk, Cilt II
Ricat
Günümüz Karşılığı: Geri Çekilme ManevrasıAskeri geri çekilme. Düşman karşısında taktik veya zorunlu olarak mevziiyi terk edip daha güvenli bir hatta çekilme manevrası.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında ordunun Sakarya Nehri doğusuna çekilmesi dahiyane bir taktik ricattır.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: Arapça (Kanat anlamında)Belge: Büyük Taarruz Harekât Planı (1922)
Cenah
Günümüz Karşılığı: Kanat / Yan CepheAskeri cephenin veya ordunun sağ ya da sol kanadı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Büyük Taarruz planında düşmanın güney kanadına (sol cenah) ani ve şok yarma harekatı yapılmıştır.
Askeri & Kurtuluş SavaşıKöken: ArapçaBelge: Atatürk'ün Askeri Eserleri
Tâbiye
Günümüz Karşılığı: Taktik / Savaş SanatıTaktik, muharebe meydanında kuvvetlerin sevk ve idare edilmesi sanatı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk'ün bizzat kaleme aldığı "Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Suret-i Tahririne Dair Vesaik" kitabında geçer.
İktisat & DiplomasiKöken: Arapça (Deyn: Borç çoğulu + Umumi)Belge: Lozan Barış Antlaşması (1923)
Düyûn-ı Umûmîye
Günümüz Karşılığı: Osmanlı Genel Borçlar Vesayet İdaresiGenel Borçlar İdaresi. Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını tahsil etmek için 1881 Muharrem Kararnamesi ile alacaklı emperyalist devletlerin kurduğu mali vesayet teşkilatı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı maliyesine el koymuş, Lozan Barış Antlaşması ile egemenliğimize son veren bu yapı tasfiye edilmiştir.
İktisat & DiplomasiKöken: Fransızca (Capitulation)Belge: Lozan Barış Antlaşması Md. 28
Kapitülasyon
Günümüz Karşılığı: Tek Taraflı Yabancı İmtiyazları (İlga Edildi)Yabancı devletlere ve vatandaşlarına Osmanlı topraklarında tanınan tek taraflı adli, mali, ticari ve gümrük imtiyazları ve muafiyetler bütünü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan'da Türk heyetinin tavizsiz duruşuyla tamamen ve ebediyen kaldırılmıştır.
İktisat & DiplomasiKöken: Arapça (Aşr: Onda bir kökünden)Belge: 552 Sayılı Kanun (1925)
Aşar (Öşür) Vergisi
Günümüz Karşılığı: Ürün Vergisi / Tarımsal Feodal VergiOsmanlı'da köylünün ürettiği tarımsal mahsul üzerinden %10 (bazen %20-30) oranında ayni olarak zorla alınan feodal vergi türü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Bütçenin %40'ını oluşturmasına rağmen Atatürk'ün emriyle 17 Şubat 1925'te köylüyü kurtarmak için kaldırılmıştır.
İktisat & DiplomasiKöken: Fransızca (Cabotage)Belge: 815 Sayılı Kanun (1926)
Kabotaj Hakkı
Günümüz Karşılığı: Milli Karasuları Ticaret BağımsızlığıBir ülkenin kendi limanları ve karasuları arasında yük ve yolcu taşıma hakkının yalnızca kendi bayrağını taşıyan gemilere ait olması egemenlik ilkesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1 Temmuz 1926 tarihli 815 sayılı Kabotaj Kanunu ile denizlerdeki yabancı tekeline son verilmiştir.
İktisat & DiplomasiKöken: Arapça (İktisat Andı)Belge: İzmir İktisat Kongresi (1923)
Mîsâk-ı İktisadî
Günümüz Karşılığı: Milli Ekonomi İlkeleri ve AndıEkonomi Andı. 17 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen, yabancı tekellere karşı milli sanayiyi ve yerli üretimi emreden kurucu iktisat manifestosu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet'in devletçilik ve planlı kalkınma modelinin temelini oluşturmuştur.
İktisat & DiplomasiKöken: Arapça (Hisar/Kuşatma kökünden)Belge: Cumhuriyet Tekeller Kanunu
İnhisar Usulü
Günümüz Karşılığı: Devlet Tekeli (Örn: Tütün, Tuz, Alkol Tekelleri)Tekel sistemi. Belirli bir malın üretim, ithalat veya satış hakkının tek bir kuruma (devlete veya imtiyazlı şirkete) ait olması durumu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı'da yabancı Reji idaresindeyken Cumhuriyet döneminde millileştirilip TEKEL idaresine devredilmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Fransızca (Mandat: Vekalet)Belge: Sivas Kongresi Kararları (1919)
Manda ve Himaye
Günümüz Karşılığı: Sömürgeci Vesayet / BoyundurukI. Dünya Savaşı sonrasında cemiyet-i akvam tarafından kendi kendini yönetemeyeceği iddia edilen milletlerin emperyalist devletlerin vesayeti altına sokulması sömürgecilik modeli.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Erzurum ve Sivas Kongrelerinde "Manda ve himaye kabul olunamaz!" kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Umum: Genel kökünden)Belge: Amasya Tamimi (1919)
Tamim
Günümüz Karşılığı: Genelge / SirkülerGenelge. Bir makamın emrindeki kişi ve teşkilatlara bir konuda izlenecek yolu, emir ve direktifleri bildiren resmi tebligat.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Tamimi, Milli Mücadele'nin ilk kurucu genelgesidir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Beyan) + Farsça (Nâme)Belge: Halkçılık Beyannamesi (1920)
Beyannâme
Günümüz Karşılığı: Resmi Bildirge / ManifestoBir teşkilatın, hükümetin veya siyasi hareketin görüşlerini, hedeflerini ve programını kamuoyuna açıkladığı resmi bildiri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 13 Eylül 1920 tarihli Halkçılık Beyannamesi, Cumhuriyet Anayasası'nın ilk taslağıdır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Sadr: Baş kökünden)Belge: 308 Sayılı Karar (1922)
Sadâret
Günümüz Karşılığı: Başbakanlık Makamı (Osmanlı)Osmanlı Devleti'nde sadrazamlık (başvezirlik/başbakanlık) makamı ve dairesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Saltanatın ilgası ile sadaret makamı mülga kılınmış, yerini Başvekalet almıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Farsça (Toplantı/Meclis)Belge: TBMM Tutanakları
Encümen
Günümüz Karşılığı: Komisyon / KurulBir konuyu incelemek, rapor hazırlamak veya karar almak üzere Meclis veya kamu kuruluşu bünyesinde kurulan ihtisas komisyonu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: TBMM Teşkilat-ı Esasiye Encümeni, cumhuriyet kanunlarını müzakere eden komisyondur.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Tabi olanlar çoğulu)Belge: 1924 Anayasası Yurttaşlık Maddeleri
Tebaa
Günümüz Karşılığı: Uyruk / Kul (Cumhuriyet Öncesi)Bir hükümdarın veya teokratik monarşinin idaresi altında yaşayan, vatandaşlık haklarına değil sadakat borcuna sahip kul/uyruk zümresi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet devrimi ile tebaa anlayışı yıkılmış, yerine anayasal eşit haklara sahip "yurttaş / vatandaş" konulmuştur.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Hüküm çoğulu)Belge: Düstur Külliyatı
Ahkâm
Günümüz Karşılığı: Hükümler / KurallarHükümler, kanun maddeleri, hukuki kurallar ve ilkeler bütünü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'ta ve yasa metinlerinde "ahkâm-ı kanuniye" (kanun hükümleri) şeklinde sıkça geçer.
Hukuk & AnayasaKöken: ArapçaBelge: Nutuk, Cilt I
Fesih
Günümüz Karşılığı: Bozma / Dağıtma / Sona ErdirmeBir sözleşmeyi, antlaşmayı veya meclisi hukuken bozma, sona erdirme ve dağıtma işlemi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı Padişahı Vahdettin'in Mebusan Meclisi'ni feshetmesi üzerine Ankara'da TBMM toplanmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Kavl: Söz) + Farsça (Nâme)Belge: Lozan Tutanakları
Mukavelenâme
Günümüz Karşılığı: Sözleşme / Anlaşma Belgesiİki veya daha fazla taraf arasında şartları belirlenen resmi sözleşme ve akit metni.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan müzakerelerinde yabancı şirket imtiyazlarının tasfiyesi sürecinde kullanılmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Vilayetler + Sitte: Altı)Belge: Erzurum Kongresi Kararları (1919)
Vilâyât-ı Sitte
Günümüz Karşılığı: Doğu Anadolu'nun Altı İliAltı Doğu İli. Mondros Mütarekesi'nin 24. maddesinde geçen ve Ermenistan devleti kurdurulmak istenen altı vilayet (Erzurum, Van, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Sivas).
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Erzurum Kongresi bu illerin vatanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan etmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Lagy/İlga kökünden)Belge: 431 Sayılı Hilafetin İlgası Kanunu
İlga
Günümüz Karşılığı: Yürürlükten Kaldırma / FeshetmeBir kanunu, makamı veya hukuki düzeni resmen yürürlükten kaldırma, hükümsüz bırakma ve varlığına son verme işlemi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 3 Mart 1924 tarihli devrim kanunlarında "Hilafetin ilgasına ve Hanedan-ı Osmani'nin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine çıkarılmasına dair kanun" şeklinde kullanılmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Hulefa / Halef kökünden)Belge: 3 Mart 1924 Devrim Kanunları
Hilafet
Günümüz Karşılığı: Halifelik Yönetimi / Dinsel Monarşiİslam dünyasında peygamberin ardılı sıfatıyla hem dini hem de siyasi-monarşik egemenliği tek elde toplayan teokratik yönetim kurumu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk, hilafetin milli egemenlik ve cumhuriyetle bağdaşamayacağını belirterek 3 Mart 1924'te bu kurumu kaldırmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Sult / Hükümranlık)Belge: 308 Sayılı TBMM Kararı (1 Kasım 1922)
Saltanat
Günümüz Karşılığı: Hükümdarlık / Padişahlık RejimiEgemenliğin tek bir hanedan ve hükümdarın (padişah/sultan) şahsında toplandığı, babadan oğula geçen monarşik yönetim biçimi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1 Kasım 1922'de TBMM kararıyla saltanat hilafetten ayrılarak kaldırılmış, egemenlik kayıtsız şartsız millete devredilmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Biddet / Kendi başına buyruk olma)Belge: Nutuk, Cilt I
İstibdat
Günümüz Karşılığı: Despotizm / Baskı YönetimiHiçbir anayasa, meclis ve kanun kuralı tanımayan, tek bir kişinin keyfi iradesine, sansür ve baskısına dayanan mutlakiyetçi yönetim.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk Nutuk'ta II. Abdülhamid rejimini ve sarayın keyfi baskılarını "istibdat devri" olarak nitelendirmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Fransızca (théocratie, Grekçe theos: Tanrı + kratos: Güç)Belge: Medeni Bilgiler (1930)
Teokrasi
Günümüz Karşılığı: Dinsel Devlet DüzeniDevletin yasalarının, yargısının ve idaresinin dinsel dogmalara ve ruhban sınıfının yorumlarına dayandırıldığı yönetim sistemi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Kemalist Laiklik devrimi, Osmanlı teokratik monarşisini yıkarak yerine aklı ve pozitif hukuku esas alan cumhuriyeti kurmuştur.
Hukuk & AnayasaKöken: Fransızca (laïcité, Grekçe laikos: Ruhban olmayan halk)Belge: 1924 Anayasası 2. Madde (1937 Revizyonu)
Laiklik
Günümüz Karşılığı: Din ve Devlet İşlerinin AyrılmasıDevlet düzeninin, yasaların ve kamu kurumlarının dini dogmalardan arındırılarak akla ve bilime dayandırılması; tüm yurttaşların inanç ve vicdan özgürlüğünün eşit güvenceye alınması.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1928 anayasa değişikliği ile "Devletin dini İslam'dır" ibaresi çıkarılmış, 1937'de ise 3115 Sayılı Kanunla anayasanın temel niteliği olmuştur.
Felsefe & BilimKöken: Fransızca (dogme, Grekçe dogma: Görüş/Karar)Belge: Atatürk'ün Vasiyet ve Fikir Mirası
Dogma
Günümüz Karşılığı: Katı İnanç / Nas / Sorgulanamaz KuralDoğruluğu deney, bilim, akıl ve eleştiriye kapalı tutulan, sorgulanmaksızın körü körüne kabul edilmesi emredilen katı inanç veya önerme.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum."
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Rücu / Geri dönme kökünden)Belge: Bursa Nutku (1933)
İrtica
Günümüz Karşılığı: Gericilik / Eski Düzene DönüşToplumu aklın, bilimin ve cumhuriyetin çağdaş kazanımlarından geriye götürerek ortaçağ dinsel ve feodal düzenine döndürme çabası; gericilik.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Menemen hadisesi ve Bursa Nutku'nda cumhuriyet devrimlerine kasteden hareketler irtica olarak tanımlanmış ve tavizsiz mücadele emredilmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Asabiyet kökünden)Belge: Adana Esnaf Ziyareti Konuşması (1923)
Taassup
Günümüz Karşılığı: Bağnazlık / YobazlıkBir fikre, inanca veya geleneğe akıl ve mantık kurallarını yok sayarak körü körüne, saldırganca ve bağnazca bağlanma durumu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Bizim dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyar. Dinine taassupla değil, hakikatle bağlanan millet muzaffer olur."
Felsefe & BilimKöken: ArapçaBelge: 677 Sayılı Kanun Gerekçesi (1925)
Hurafe
Günümüz Karşılığı: Batıl İnanç / Uydurma İnançAkla, mantığa, pozitif bilime ve hakiki dine aykırı olan, halk arasında yayılmış asılsız uydurma inanç ve masallar.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasında halkı kandıran hurafelerin tasfiyesi temel gerekçe olmuştur.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Butlan kökünden)Belge: Kastamonu Nutku (1925)
Bâtıl
Günümüz Karşılığı: Geçersiz / Asılsız / HükümsüzGerçek olmayan, akıl ve ilim karşısında temelsiz, hukuken ve ahlaken geçersiz ve hükümsüz olan.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki, ona bigâne olanları yakar, mahveder; bâtıl itikatları yerle bir eder."
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Rüşd: Erginlik/Olgunluk kökünden)Belge: Mustafa Kemal'in Özgeçmiş Belgeleri
Rüştiye
Günümüz Karşılığı: OrtaokulOsmanlı eğitim sisteminde sıbyan mektebinden sonra gelen ve ortaokul derecesinde eğitim veren okul.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Mustafa Kemal ilköğrenimini Şemsi Efendi Mektebi'nde tamamladıktan sonra Selanik Mülkiye ve ardından Selanik Askeri Rüştiyesi'ne girmiştir.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (İdad: Hazırlama kökünden)Belge: Askeri Tarih Arşivi
İdadi
Günümüz Karşılığı: Lise / Hazırlık OkuluOsmanlı Devleti'nde rüştiyeden sonra öğrencileri yükseköğretime veya harp okullarına hazırlayan yedi yıllık ortaöğretim kurumu; lise.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Mustafa Kemal'in fikir hayatının, vatan sevgisinin ve edebiyat ilgisinin geliştiği Manastır Askeri İdadisi bu düzeydedir.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Sultan kelimesinden türetme)Belge: Maarif Teşkilatı Kanunu (1926)
Sultani
Günümüz Karşılığı: Anadolu Lisesi / Seçkin Devlet LisesiOsmanlı Devleti'nde Tanzimat sonrası Fransız lise sistemine (Lycée) göre kurulan ve modern dillerde eğitim veren seçkin devlet liseleri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet döneminde Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile birlikte tüm sultaniler standart modern liselere dönüştürülmüştür.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Dar: Ev + Fünun: Fenler)Belge: 1933 Üniversite Reformu Kanunu
Darülfünun
Günümüz Karşılığı: ÜniversiteFenler ve bilimler evi anlamına gelen, Osmanlı Devleti'nin ilk modern yükseköğretim kurumu; üniversite.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1933 yılında Prof. Albert Malche'ın raporu doğrultusunda köhneleşmiş yapısı tasfiye edilerek İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Marifet / Bilgi kökünden)Belge: Maarif Kongresi Açış Nutku (1921)
Maarif
Günümüz Karşılığı: Milli Eğitim / Kültür TeşkilatıBir toplumun bilgi, görgü, kültür ve terbiyesini geliştiren eğitim ve öğretim teşkilatının tamamı; milli eğitim.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Mustafa Kemal'in Ankara'da I. Maarif Kongresi'ni toplaması eğitime verilen önemi kanıtlar.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Ders kökünden)Belge: 430 Sayılı Devrim Kanunu
Tedrisat
Günümüz Karşılığı: Öğretim / Eğitim-ÖğretimEğitim kurumlarında müfredata bağlı olarak yürütülen ders verme, öğretme ve yetiştirme eylemlerinin tümü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 3 Mart 1924 tarihli 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Türkiye'deki bütün okullar Maarif Vekaleti'ne bağlanmıştır.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (İlim / Talim kökünden)Belge: Öğretmenler Birliği Kongresi Konuşması (1924)
Muallim
Günümüz Karşılığı: ÖğretmenÖğrencilere ilim, ahlak ve kültür aktaran, onları geleceğe hazırlayan eğitimci erkek öğretmen.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Muallimler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz."
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Muallim kelimesinin dişili)Belge: Bursa Muallimler Heyeti Ziyareti
Muallime
Günümüz Karşılığı: Kadın ÖğretmenKız ve erkek çocukların eğitiminde görev alan kadın öğretmen.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet, kadın öğretmenlerin ülkenin en ücra köylerine kadar ışık götürmesini kalkınmanın temeli saymıştır.
Eğitim & MaarifKöken: Arapça (Ders verilen yer)Belge: 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Medrese
Günümüz Karşılığı: Geleneksel Dini OkulGeleneksel İslam toplumunda dini ve şer'i esaslara göre ders veren, pozitif bilimlerden kopmuş eski eğitim kurumu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ikili ve teokratik eğitim yapısına son verilerek medreseler kapatılmıştır.
Toplumsal DevrimKöken: Farsça / ArapçaBelge: 677 Sayılı Kanun
Tekke
Günümüz Karşılığı: Tarikat Dergâhı / Tarikat MerkeziBir tarikatın mensuplarının toplandığı, zikir ve dini ayinler icra ettiği dinsel yapı ve merkez.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 30 Kasım 1925 tarihli 677 Sayılı Kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılarak toplumsal laiklik sağlanmıştır.
Toplumsal DevrimKöken: Arapça (Köşe / Bucak)Belge: 677 Sayılı Kanun
Zaviye
Günümüz Karşılığı: Küçük Tarikat HücresiŞehirlerin kenarlarında veya kırsalda bulunan, tekkeye bağlı daha küçük çaplı dinsel toplanma hücresi veya dergâh.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 677 Sayılı Kanun gereğince tekkelerle birlikte tüm zaviyeler de lağvedilmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Fark / Ayrılma kökünden)Belge: CHF Nizamnamesi ve Nutuk
Fırka
Günümüz Karşılığı: Siyasi Parti / Askeri Tümen1. Ortak bir siyasal program etrafında örgütlenmiş siyasi parti; 2. Askeriyede tümen büyüklüğündeki kıta.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet Halk Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası örneklerinde olduğu gibi dönemin siyasi partilerine fırka denirdi.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Gönderilmiş / Temsilci)Belge: 1921 ve 1924 Teşkilât-ı Esâsîye Kanunları
Mebus
Günümüz Karşılığı: MilletvekiliHalk tarafından parlamentoda kendi adına yasama yetkisi kullanmak üzere seçilen milletvekili.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı Mebusan Meclisi ve 1920-1960 dönemi TBMM üyeleri resmi olarak mebus unvanını taşımıştır.
Askeri TarihKöken: Arapça (Rükünler: Esaslar + Harb: Savaş)Belge: 429 Sayılı Kanun (3 Mart 1924)
Erkân-ı Harbiye
Günümüz Karşılığı: Genelkurmay BaşkanlığıSavaş planlarını hazırlayan, askeri operasyonları sevk ve idare eden kurmay heyeti; Genelkurmay.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 3 Mart 1924 devrim kanunlarıyla Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti hükümetten çıkarılmış, ordu siyasetten arındırılmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Hariç: Dış)Belge: Lozan Barış Konferansı Tutanakları
Hariciye
Günümüz Karşılığı: Dışişleri BakanlığıBir devletin diğer yabancı devletlerle yürüttüğü diplomatik ve siyasi ilişkileri yöneten bakanlık.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: İsmet İnönü Lozan Barış Konferansı'na Hariciye Vekili (Dışişleri Bakanı) ve Başdelege sıfatıyla katılmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Dahil: İç)Belge: TBMM Hükümeti Teşkilat Kanunları
Dahiliye
Günümüz Karşılığı: İçişleri BakanlığıÜlke içindeki mülki idareyi, kamu düzenini ve emniyet işlerini düzenleyen bakanlık.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında vilayetlerin yönetimi Dahiliye Vekaleti uhdesindeydi.
İktisat & MaliyeKöken: Arapça (Umur: İşler + Nâfia: Faydalı)Belge: 10. Yıl Raporu (1933)
Umûr-ı Nâfıa
Günümüz Karşılığı: Bayındırlık ve İmar İşleriToplumun refahına, kalkınmasına ve ulaşımına yararlı bayındırlık işleri; demiryolları, limanlar ve yollar inşası dairesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyetin "Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan" ülküsü Nâfıa Vekaleti yatırımlarıyla hayata geçirilmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Seviye / Eşitlik kökünden)Belge: Medeni Bilgiler (1930)
Müsavat
Günümüz Karşılığı: EşitlikBütün yurttaşların sınıf, mezhep, zümre ve cinsiyet farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eşit olması ilkesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Halkçılık ilkesinin özünü teşkil eden müsavat prensibi, Osmanlı'daki zümre ve sınıf imtiyazlarını tamamen tasfiye etmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Ah: Kardeş kökünden)Belge: Tanzimat ve Meşrutiyet Belgeleri
Uhuvvet
Günümüz Karşılığı: Kardeşlik / DayanışmaYurttaşlar ve toplum kesimleri arasında milli ve insani bağlarla tesis edilen samimi kardeşlik duygusu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Fransız İhtilali'nin "Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet" sloganı Jön Türkler ve erken cumhuriyet aydınlarınca benimsenmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Hürr: Özgür kökünden)Belge: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri
Hürriyet
Günümüz Karşılığı: ÖzgürlükBireyin başkalarının haklarına tecavüz etmeksizin kendi aklıyla karar verebilmesi ve keyfi baskılara maruz kalmaması hali; özgürlük.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir; ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirası olan bağımsızlık aşkıyla yaratılmış bir insanım."
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Hüküm kökünden)Belge: Nutuk & Meclis Zabıtları
Tahakküm
Günümüz Karşılığı: Baskı Kurma / Zorbalık / HükmetmeZorbalıkla, baskıyla veya gayrimeşru güç kullanarak başkaları üzerinde egemenlik ve otorite kurma eylemi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk, emperyalist devletlerin mazlum milletler üzerindeki sömürü ve tahakkümünü şiddetle mahkûm etmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Basar: Görme kökünden)Belge: Nutuk, Cilt I
Basiret
Günümüz Karşılığı: İleriyi Görme / SağduyuOlayların iç yüzünü kavrama, tehlikeleri önceden sezme, doğruyu yanlıştan ayırt eden ileri görüşlülük ve sağduyu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'ta gaflet içindeki yöneticilerin basiretsizliği ve milli felakete yol açan kararları eleştirilmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Şair / Sezme kökünden)Belge: Medeni Bilgiler (1930)
Şuur
Günümüz Karşılığı: Bilinç / Milli Bilinçİnsanın kendi varlığını, milletini, sorumluluklarını ve çevresini doğru kavrama yeteneği; bilinç.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk Milliyetçiliği, ırkçılığı reddeder ve ortak vatan sevgisi ile "milli şuur" ve ülkü birliğini esas alır.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Himaye kökünden)Belge: Nutuk, Cilt II
Hamiyet
Günümüz Karşılığı: Yurtseverlik Gayreti / Milli Onurİnsanın ailesini, yurdunu, milletini ve mukaddes değerlerini koruma hususundaki asil gayreti ve yurtseverlik duyarlılığı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Milli Mücadele kahramanları Nutuk'ta "hamiyetperver Türk milleti" övgüsüyle sıkça onurlandırılmıştır.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Ferağ kökünden)Belge: Nutuk
Feragat
Günümüz Karşılığı: Özveri / Haktan VazgeçmeKişinin kendi şahsi menfaatinden, rahatından veya hakkından vatan ve millet uğruna vazgeçmesi; özveri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Türk askerinin ve analarının cephede gösterdiği eşsiz feragat ve fedakarlık zaferin asıl mimarı sayılmıştır.
Askeri TarihKöken: Arapça (Metin kökünden)Belge: Genelkurmay ATASE Arşivi
Metanet
Günümüz Karşılığı: Dayanıklılık / Sağlam DuruşBüyük acılar, yenilgiler ve felaketler karşısında sarsılmama, dik durma ve dayanıklılık gösterme azmi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Sakarya Meydan Muharebesi'nde düşman taarruzlarına karşı gösterilen çelik gibi metanet askeri tarihe geçmiştir.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Bi: İle + Aks: Ters)Belge: Nutuk ve Söylevler
Bilâkis
Günümüz Karşılığı: Aksine / TersineAksine, sanılanın tamamen tersine olarak.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk metinlerinde tezleri çürütürken ve doğruyu vurgularken "bilâkis" zarfı çok sık geçer.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Binaen: Dayanarak + Aleyh: Üzerine)Belge: TBMM Tutanakları & Nutuk
Binaenaleyh
Günümüz Karşılığı: Bundan Dolayı / Bu SebepleBundan dolayı, bu nedenden ötürü, bu sebeple, sonuç olarak.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk'ün meclis zabıtlarında, kongre kararlarında ve söylevlerinde en karakteristik bağlaçlarından biridir.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Fi'l-hakika: Hakikatte)Belge: Nutuk
Filhakika
Günümüz Karşılığı: Gerçekten / HakikatenGerçekten, işin doğrusuna bakılırsa, hakikaten.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Tarihi gerçekleri teyit ederken ve gözlemleri aktarırken Nutuk metninde sıkça kullanılır.
Nutuk & HitabeKöken: Farsça (Ez: -den) + Arapça (Cümle)Belge: Cumhuriyet Hükümeti Raporları
Ezcümle
Günümüz Karşılığı: Örneğin / KısacasıÖrneğin, bu meyanda, cümlesinden olarak, kısaca.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Söylevlerde ve kanun gerekçelerinde somut misaller verilmeden önce başvurulan edattır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Mâ-ma'a-fîh)Belge: Nutuk
Mamafih
Günümüz Karşılığı: Bununla Birlikte / Ne Var KiBununla birlikte, durum böyleyken, ne var ki, yine de.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Olumsuz şartlara rağmen atılacak adımları izah ederken kullanılan klasik geçiş bağlacıdır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Hassa kökünden)Belge: TBMM Açış Nutukları
Bilhassa
Günümüz Karşılığı: Özellikle / En BaştaÖzellikle, en başta, her şeyden fazla olarak.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Bilhassa kimsesizlerin kimsesi olan cumhuriyet, halkın refahını gözetmek zorundadır."
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Farsça Endaze / Ölçü kökünden)Belge: Atatürk'ün Geometri Kitabı (1937)
Hendese
Günümüz Karşılığı: GeometriNokta, çizgi, yüzey ve hacimlerin ölçü ve özelliklerini inceleyen uzay hesabı bilimi; geometri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk 1937 yılında yazdığı Geometri kitabıyla hendese yerine geometri terimini ve Türkçe karşılıklarını Türkçeye kazandırmıştır.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Riyazet kökünden)Belge: TDK Terim Kolu Raporları
Riyaziye
Günümüz Karşılığı: MatematikSayılar, formüller, nicelikler ve mantıksal bağıntılar bilimi; matematik.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı mekteplerinde matematik dersine riyaziye denirdi; harf inkılabı ve terim devrimiyle modern terimler yerleşmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Selase: Üç kökünden)Belge: Atatürk'ün Geometri Kitabı (1937)
Müselles
Günümüz Karşılığı: ÜçgenBirbirini kesen üç doğru çizginin oluşturduğu üç açılı ve üç kenarlı geometrik şekil; üçgen.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk 1937 Geometri kitabında "müselles" yerine "üçgen", "müselles-i mütesaviyü'l-adla" yerine "eşkenar üçgen" terimlerini türetmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (İhata: Kuşatma kökünden)Belge: Atatürk'ün Geometri Kitabı (1937)
Muhit
Günümüz Karşılığı: Çevre (Geometride Çevre Uzunluğu)1. Bir geometrik şekli çevreleyen dış hat çizgisi veya çevre uzunluğu; 2. İnsanın içinde yaşadığı çevre veya ortam.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Geometri kitabında Atatürk "muhit" terimini "çevre" olarak Türkçeleştirmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Nazar: Bakış/Görüş kökünden)Belge: 1 Kasım 1937 TBMM Açış Konuşması
Nazariyat
Günümüz Karşılığı: Teori / KuramlarHenüz eyleme ve pratiğe dökülmemiş olan kuramlar, teorik prensipler ve soyut düşünceler.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Bizim prensiplerimiz gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır; bizim prensiplerimiz doğrudan doğruya hayatın ve tatbikatın içinden çıkmıştır."
Askeri TarihKöken: Arapça (Tatbik kökünden)Belge: Anafartalar Muharebatı Raporu
Tatbikat
Günümüz Karşılığı: Uygulama / Pratik İcraatTeorik bilgilerin ve planların sahada fiilen icra edilmesi, somut uygulamaya dönüştürülmesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Mustafa Kemal askeri stratejide kuramsal nazariyattan ziyade cephedeki somut tatbikat ve arazi koşullarını esas almıştır.
Felsefe & BilimKöken: ArapçaBelge: 10. Yıl Nutku (1933)
İstidat
Günümüz Karşılığı: Yetenek / KabiliyetBir kimsenin doğuştan getirdiği kavrayış, yetenek ve bir mesleği veya ilmi öğrenme kabiliyeti.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır; Türk milletinin istidadı yüksektir."
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Salah / Barış kökünden)Belge: Atatürk'ün Dış Politika Direktifleri
Sulh
Günümüz Karşılığı: BarışSavaş ve çatışma halinin sona ermesi, milletler ve toplumlar arasında tesis edilen barış düzeni.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: "Yurtta sulh, cihanda sulh" vecizesi, Kemalist dış politikanın ve cumhuriyetin evrensel barış felsefesinin temel ilkesidir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Ahidleşme)Belge: Lozan Barış Antlaşması Metni (1923)
Muahede
Günümüz Karşılığı: Uluslararası Antlaşmaİki veya daha çok bağımsız devlet arasında hak ve yükümlülükleri belirleyen resmi uluslararası antlaşma.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan Barış Muahedesi, Sevr paçavrasını yırtarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tescil ettirmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Ahd: Söz) + Farsça (Nâme: Mektup/Belge)Belge: Lozan Tutanakları
Ahidnâme
Günümüz Karşılığı: Antlaşma Belgesi / TaahhütnameTarafların birbirine verdikleri sözleri ve taahhüt ettikleri şartları içeren resmi sözleşme ve antlaşma vesikası.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı kapitülasyonları yabancı devletlere ahidnâmeler vasıtasıyla verilmiş ve Lozan'da bütünüyle kaldırılmıştır.
Askeri TarihKöken: Arapça (Hezm kökünden)Belge: Büyük Taarruz Cerideleri
Hezimet
Günümüz Karşılığı: Ağır Yenilgi / BozgunSavaş meydanında ordunun dağılması, tam bir bozguna uğraması ve ağır yenilgi alması hali.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Yunan işgal orduları Başkomutan Meydan Muharebesi'nde hezimete uğratılarak Dumlupınar'dan İzmir'e kadar kovalanmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Farsça (Emir/Buyruk)Belge: Milli Mücadele Tarihi Belgeleri
Ferman
Günümüz Karşılığı: Padişah Buyruğu / Hükümdar EmriOsmanlı Devleti'nde padişahın tuğrasını taşıyan ve kanun hükmünde olan resmi yazılı buyruğu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Saray, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını engellemek için idam fermanları yayınlatmış fakat milli iradeye galebe çalamamıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: ArapçaBelge: Ankara Müftülüğü Milli Mücadele Fetvası (1920)
Fetva
Günümüz Karşılığı: Dini Hüküm Belgesiİslam hukukuna göre yetkili bir müftü veya şeyhülislam tarafından bir meselenin şer'i hükmünü açıklayan resmi belge.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Şeyhülislam Dürrizade'nin Milli Mücadele aleyhine çıkardığı İngiliz güdümlü fetvaya karşı Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi 153 müftünün imzasıyla milli fetvayı yayınlamıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Sadr: Göğüs/Baş + A'zam: En Büyük)Belge: Devlet Salnameleri
Sadrazam
Günümüz Karşılığı: Başbakan (Osmanlı Dönemi)Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahtan sonra devletin en yüksek yürütme makamında bulunan başvezir; başbakan.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Damat Ferit Paşa ve Tevfik Paşa gibi son dönem sadrazamları İstanbul Hükümeti'ni yönetmiştir.
Toplumsal DevrimKöken: Arapça (Râi: Güden/Çoban, Reaya: Güdülen sürü/halk)Belge: Osmanlı Teşkilat Tarihi
Reaya
Günümüz Karşılığı: Vergi Mükellefi Halk ZümresiOsmanlı toplumunda askeri veya idari sınıfa dahil olmayan, ziraat ve ticaretle uğraşıp devlete vergi ödeyen halk kitleleri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet, reaya ve tebaa statüsünü tarihe gömerek herkesi eşit anayasal "yurttaş" derecesine yükseltmiştir.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Nuhbe / Seçme kökünden)Belge: Heyet-i Temsiliye Seçim Genelgeleri (1920)
İntihap
Günümüz Karşılığı: SeçimBir meclise veya göreve halkın oyu ile temsilci seçme eylemi; seçim süreci.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1920 yılında Ankara'da TBMM açılmadan önce yurdun dört bir yanında olağanüstü intihaplar yapılmıştır.
İktisat & MaliyeKöken: Arapça (Gayri: Olmayan + Menkul: Taşınan)Belge: Atatürk'ün Hazineye Bağış Telgrafı (1937)
Gayrimenkul
Günümüz Karşılığı: Taşınmaz Mal / MülkBir yerden bir yere taşınması mümkün olmayan mülk; arsa, arazi, bina ve köşk gibi taşınmaz mallar.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk, kendisine millet tarafından armağan edilen bütün gayrimenkulleri ve çiftlikleri Türk milletine ve Hazineye bağışlamıştır.
Nutuk & HitabeKöken: Arapça (Zikir kökünden)Belge: Nutuk
Mezkûr
Günümüz Karşılığı: Adı Geçen / AnılanMetinde veya konuşmada daha önce adı geçmiş, anılmış, zikredilmiş olan.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Resmi zabıtlarda ve Nutuk'ta daha önce anılan şahıslar veya kanunlar zikredilirken sıkça başvurulan sıfattır.
İktisat & MaliyeKöken: Arapça (Teşebbüs kökünden)Belge: İzmir İktisat Kongresi Zabıtları (1923)
Müteşebbis
Günümüz Karşılığı: GirişimciBir iş kurmak, üretim yapmak ve iktisadi faaliyete girişmek için sermaye ve emek bir araya getiren girişimci kimse.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Devletçilik ilkesi özel teşebbüsü reddetmez; özel müteşebbisin gücünün yetmediği stratejik alanlarda devlet yatırımlarını devreye sokar.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Esas kökünden)Belge: Nutuk
Teessüs
Günümüz Karşılığı: Kurulma / Kökleşme / YerleşmeBir kurumun, rejimin veya kuralın temellerinin atılıp yerleşmesi, kalıcı hale gelip kökleşmesi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Nutuk'ta: "Yeni Türk Devleti'nin teessüsü, asırlardan beri devam eden köhne sistemin yıkılması demektir."
Felsefe & BilimKöken: Arapça (İsbat kökünden)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Müspet
Günümüz Karşılığı: Olumlu / Pozitif BilimDeney ve gözlemle doğrulanabilen, olgusal, bilimsel ve yapıcı nitelik taşıyan; pozitif.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir."
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Nefy kökünden)Belge: Nutuk
Menfi
Günümüz Karşılığı: Olumsuz / NegatifOlumsuz, engelleyici, yıkıcı sonuçlar doğuran veya geriye çeken tutum.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Milli bağımsızlığa karşı çıkan mandacı ve işbirlikçi çevrelerin tutumu Nutuk'ta menfi tavır olarak eleştirilmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Şart kökünden)Belge: 1876 Kânûn-ı Esâsî
Meşrutiyet
Günümüz Karşılığı: Anayasal Krallık / Meclisli MonarşiHükümdarın yetkilerinin yazılı bir anayasa (Kânûn-ı Esâsî) ve halkın seçtiği parlamento ile sınırlandırıldığı anayasal monarşi rejimi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Osmanlı Devleti 1876'da I. Meşrutiyet'i, 1908'de II. Meşrutiyet'i ilan etmiş, bu deneyim Cumhuriyetin kurucu kadrolarına parlamenter tecrübe sağlamıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Ayn: Göz/İleri gelenler çoğulu)Belge: 1876 Kânûn-ı Esâsî
Âyan
Günümüz Karşılığı: Senato Heyeti (Osmanlı Üst Kamarası)Osmanlı Mebusan Meclisi yanında yer alan, üyeleri padişah tarafından ömür boyu tayin edilen soylular senatosu.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Sevr Antlaşması saltanat şûrasında ve Âyan Meclisi üyelerince onaylanmış, ancak TBMM tarafından vatana ihanet sayılarak yırtılmıştır.
Siyasal & KurumsalKöken: Fransızca (mandat / yetki belgesi)Belge: Sivas Kongresi Kararları (Eylül 1919)
Mandacılık
Günümüz Karşılığı: Sömürge Vesayeti / Yabancı GüdümüI. Dünya Savaşı sonrasında bağımsız yaşayamayacağı öne sürülen milletlerin Milletler Cemiyeti adına büyük emperyalist devletlerin vesayetine verilmesi sistemi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Erzurum ve Sivas Kongrelerinde "Manda ve himaye kabul olunamaz" kararı alınarak Amerikan veya İngiliz mandası savunanlar kesin olarak tasfiye edilmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Farsça (Kural/Yasa)Belge: Resmi Düstur Külliyatı
Düstur
Günümüz Karşılığı: Kanunlar Külliyatı / Temel KuralYürürlükteki bütün kanun, tüzük ve yönetmeliklerin toplandığı resmi devlet külliyatı; temel yasa kuralı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Cumhuriyet kanunları Türkiye Cumhuriyeti Düsturu adı altında cilt cilt yayınlanarak hukuki güvence sağlanmıştır.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (Firar kökünden)Belge: 11 Eylül 1920 Tarih ve 21 Sayılı Kanun
Firariler Kanunu
Günümüz Karşılığı: Asker Kaçaklarını Önleme KanunuKurtuluş Savaşı sırasında cepheden kaçışları, asker kaçaklarını ve firarları önlemek amacıyla 11 Eylül 1920'de TBMM tarafından çıkarılan sert yasa.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Bu kanunun uygulanması ve firarilerin süratle yargılanması görevi İstiklal Mahkemelerine verilmiştir.
Hukuk & AnayasaKöken: Arapça (İstiklal + Mahkeme)Belge: TBMM İstiklal Mahkemeleri Zabıtları
İstiklal Mahkemeleri
Günümüz Karşılığı: Milli Direniş ve Devrim MahkemeleriMilli Mücadele sırasında isyanları, casuslukları, firarları ve daha sonra devrimlere karşı kalkışılan gerici hareketleri bastırmak için kurulan olağanüstü ihtilal mahkemeleri.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Üyeleri TBMM milletvekilleri arasından seçilen bu mahkemeler, cephe gerisinin güvenliğini temin etmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Toprağı işleme/Ekin kökünden)Belge: Ziya Gökalp & Medeni Bilgiler
Hars
Günümüz Karşılığı: Milli Kültür / Öz KültürBir milletin tarih boyunca ürettiği dil, ahlak, estetik, musiki, gelenek ve manevi değerlerinin tamamı; milli öz kültür.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Ziya Gökalp ve Atatürk, evrensel "medeniyet" ile milli "hars" arasındaki ahengi Türk milliyetçiliğinin temeli kabul etmiştir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Medine: Şehir kökünden / Şehirlilik)Belge: 10. Yıl Nutku (1933)
Medeniyet
Günümüz Karşılığı: Uygarlıkİnsanlığın bilim, teknik, hukuk, felsefe ve sanat alanında ulaştığı ortak ve evrensel ilerleme seviyesi; uygarlık.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk: "Hedefimiz muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmaktır."
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Fikir kökünden türetme)Belge: Gençliğe Hitabe & Medeni Bilgiler
Mefkûre
Günümüz Karşılığı: Ülkü / Yüce İdealUlaşılmak istenen en yüksek ahlaki, siyasi ve toplumsal hedef; ülkü, ideal.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Türk gençliğinin mefkûresi, tam bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Vakr kökünden)Belge: Lozan Tutanakları
Vakar
Günümüz Karşılığı: Onurlu AğırbaşlılıkAğırbaşlılık, şahsiyetli duruş, onurunu çiğnetmeme ve haysiyetini muhafaza etme vasfı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Lozan'da Türk heyetinin sergilediği diplomatik vakar, asırlar süren kapitülasyon esaretine son verilmesini sağlamıştır.
Felsefe & BilimKöken: Arapça (Cehd kökünden)Belge: Söylev ve Demeçler
Ceht
Günümüz Karşılığı: Çaba / Yoğun GayretBüyük ve zor bir gayeye ulaşmak için gösterilen olağanüstü çaba, gayret ve çalışma azmi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Atatürk devrimlerin başarısını milletin yekvücut olarak gösterdiği ceht ve fedakarlığa bağlamıştır.
Toplumsal DevrimKöken: Arapça (Safa / Saf kılma kökünden)Belge: 1933 Üniversite Reform Kanunu
Tasfiye
Günümüz Karşılığı: Arındırma / TemizlemeBir kurumdaki veya toplumdaki zararlı, çağ dışı ve işlevsiz kalmış unsurları temizleme ve arındırma hareketi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1933 Üniversite Reformu ile ortaçağ zihniyetini sürdüren kadrolar tasfiye edilerek çağdaş bilim insanlarına kürsüler açılmıştır.
Askeri TarihKöken: Arapça (Vifak kökünden)Belge: I. Dünya Savaşı Askeri Belgeleri
İttifak
Günümüz Karşılığı: Bağlaşma / Güç BirliğiOrtak bir dava veya düşmana karşı devletler veya siyasal gruplar arasında akdedilen sözleşme ve güç birliği.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya-Macaristan ile İttifak Devletleri safında savaşa girmiştir.
Askeri TarihKöken: Arapça (Ülfet kökünden)Belge: Nutuk, Cilt I
İtilaf
Günümüz Karşılığı: Anlaşma / İtilaf BlokuUzlaşma, anlaşma; I. Dünya Savaşı'nda İngiltere, Fransa ve Rusya'nın oluşturduğu işgalci devletler bloku.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 13 Kasım 1918'de İtilaf donanması Haydarpaşa önlerine demirlediğinde Mustafa Kemal "Geldikleri gibi giderler!" demiştir.
Askeri TarihKöken: Arapça (Arz / Karşı durma kökünden)Belge: Büyük Taarruz Harekât Ceridesi
Taarruz
Günümüz Karşılığı: Saldırı / Hücum HarekâtıDüşmanı mevzilerinden sökmek ve imha etmek amacıyla başlatılan kapsamlı hücum ve saldırı harekâtı.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz, Türk ordusunun kesin ve nihai zaferini müjdelemiştir.
Askeri TarihKöken: Arapça (Def kökünden)Belge: Sakarya Meydan Muharebesi Harp Emri (1921)
Müdafaa
Günümüz Karşılığı: SavunmaVatan toprağını, canı ve milli hakları korumak için saldırgan düşmana karşı gösterilen meşru direnme ve savunma.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Mustafa Kemal: "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır."
Siyasal & KurumsalKöken: Arapça (Görüş/Kanaat)Belge: 1934 Anayasa Değişikliği (Kadın Hakları)
Rey
Günümüz Karşılığı: OyVatandaşın veya mebusun oy sandığında ya da mecliste kendi iradesini beyan ettiği oy tercihi.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: 1934 yılında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilerek reylerin eşitliği anayasal güvenceye alınmıştır.
Askeri TarihKöken: Arapça (Kıyam kökünden)Belge: Milli Mücadele Hatıraları
Mukavemet
Günümüz Karşılığı: Direnme / Karşı KoymaBir kuvvete, zorbalığa veya işgale boyun eğmeyip karşı durma, ayak direme; direniş gücü.
Tarihsel Kullanım & Bağlam: Mondros mütarekesi sonrası Anadolu halkı işgalcilere karşı ilk mukavemeti Kuvâ-yi Milliye birlikleriyle başlatmıştır.